Kategori arşivi: İçecekler

Brownissa – Ağa Kapısı – Süleymaniye

Orda bir köy var uzakta. O köy bizim köyümüz değil. O köy bizim ülkemiz bile değil. Ama var orda bir köy. O köyde çok harika bir içecek var.

Makedonya’nın dağlarında yetişen bir meyveden yapılır bu içecek. Böğürtlen gibidir. Bu meyvemizin ismi brownissa, bundan yapılan içeceğin ismi de Brownissa Şerbeti (Ne değişik). Biraz buruk, biraz ekşi, biraz mayhoş, biraz tatlı bir içecek. Rengi ile size kendini sevdiriyor, tadı ile aşık ediyor, dilinizi mora boyamasıyla sizi terk edip şaklaban gibi ortada bırakıyor. Brownissa deyince aklınıza Browni falan gelmesin. Tek benzer yanı rengi diyebilirim. (Renk körü olduğum için ona da inanmayın)

Brownissa’yı ilk olarak Ağa Kapısı’nda içmiştim seneler önce. O zamanlar gençtim ve bugün ki gibi yeni mekanları araştırma konusunda meraklıydım. Değişik bir tat olsun diye içtiğim brownissa, beni çok etkilemişti. Ta ki Makedon bir bacanağa sahip olana kadar. Bratem (Kardeşim) Şükür’ün memleketinden getirdiği konsantre brownissa sayesinde artık istediğimiz zaman evimizde yapabiliyorduk bu mayhoş içeceği.

brownisa

Evde yapıp içmiş biri olarak ve aynı zamanda Makedonya’da bu içeceği içmiş biri olarak Ağa Kapısı’nı tebrik etmek gerekiyor. Bu harika tadı belki Türkiye’de tek satan olma özelliğine sahip oldukları için ayrıca teşekkür etmek de lazım.

GoyDoy ekibi, bu tur öncesinde bizim eve yaptıkları ziyarette 2 sürahi Brownissa tüketmiş olup uzmanlaşmışlardır. Ağa Kapısı’nda içtikleri brownissaya 10 üzerinden 9 vererek kaliteyi onaylamışlardır.

Ağa Kapısı mekan olarak çok güzel bir manzaraya sahip. Eğer bir de hafta içi giderseniz saatlerce mükemmel manzaranın tadını brownissa ile çıkarırsınız. Mekanda 6 farklı şerbet olduğunu hatırlatalım. Bizim favorimiz her zaman Brownissa. 

Adres: Süleymaniye Mah. Fetva Yokuşu Nazır İzzet Efendi Sok. No:11 Tahtakale/İstanbul
Telefon: +90 212 519 51 76
Web: http://www.agakapisi.com/

Türk Kahvesi – Şark Kahvesi – Beyazıt Kapalı Çarşı

Nuruosmaniye , Mercan ve Beyazıt arasında yer alan Kapalıçarşı 64 cadde ve sokağı , iki bedesteni , 16 hanı , 22 kapısı ve yaklaşık 3.600 dükkanı ile dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezlerinden biridir. 45.000 metrekare kapalı alana sahip olup, içinde yaklaşık 20.000 kişi çalışmakta ve mevsimine göre günde 300 ile 500 Bin arasında ziyaretçi almaktadır.

Efsaneye göre, İstanbul’un altı birbirine bağlı dehlizlerle kaplıymış. Hatta bu dehlizlere Yerebatan Sarayı’nın gizli bir yerinden de giriliyormuş ve tünel, denizin dibinden devam edip taaa Kınalıada’ya kadar gidiyormuş.

Tüneller Kapalıçarşı’nın altından da geçiyormuş tabii. Hatta şu an, Çarşı’nın gizli tutulan bir yerinden girilebiliyormuş bu tünellere… Buralarda yemek takımı üzerine çalışan gümüş kaplama atölyeleri varmış. Yerin dibindeki yere ruhsat verir mi belediye? Hepsi kaçakmış bunların… Çalışanlara da işe başladıkları gün, dehlizlerden kimseye bahsetmeyeceğine dair Kur’an’a el bastırılıp, yemin ettiriliyormuş.

kapali_carsi

Tüneller çarşının altından başka yerlere doğru da gidiyormuş ama buraları kullanmak kesinkes yasakmış. Bir keresinde hazine meraklarından, üç-dört işçi çocuk ilerilere gitmeyi denemiş.

Dehlizler labirent gibiymiş. Çocuklardan sadece biri geri dönmeyi başarmış, diğerleri yollarını bulamayıp tünellerde kaybolmuş. Dönen çocuk da (Allah muhafaza) aklını oynatmış. Çünkü ileriki kısımlar, iskeletlerle, insan boyunda böceklerle, farelerle filan doluymuş. Bu çocuk bir daha hiç “yeryüzüne” çıkmamış. Bütün gün dehlizlerdeki atölyelerde filan dolaşıyormuş, kim ne verirse onu yiyip, gece de artık nerede sızarsa orada uyuyormuş. Arada da yine tünellerin ilerilerine gidip birkaç gün kayboluyomuş ortalıktan. Döndükten sonra hiç birşey yiyip içmeden gözlerini öyle bir noktaya dikip, bakıp duruyormuş günlerce.

GoyDoy ekibi olarak bu dehlizleri araştırmak ve gizli hazineleri bulmak için Kapalı Çarşı’ya gittik. Saatlerce aramamıza rağmen gizli girişi bulamadığımız için pek ilerleme kaydedemedik. Sonuç olarak o kadar çok yorulmuştuk ki – aslında programımızda olmamasına rağmen – bir soluklanmak adına Kapalı Çarşının merkezinde bulunan tarihi Şark Kahvesi’nde bulduk kendimizi. Buraya Kapalı Çarşı esnafı olan astronottoman’ın tavsiyesi üzerine gittik. Kalabalık olmamıza rağmen yer bulabildik. Türk Kahvelerimizi sipariş ettik. Yanında lokumu ile birlikte servis edilen kahvelerimizin siz diyin kırk ben diyim yüz kırk yıl hatırı vardı. Kahvenin yanında edilen dost sohbeti ile sade kahveler bile tatlanmıştı muhterem okuyucular.

sark_kahvesi

Siz siz olun yolunuz Kapalı Çarşı’ya düşerse Şark Kahvesi’nde bir Türk Kahvesi için. Söylentilere göre dehlizlerden dönen çocuk ayda bir defa bu kahveye gelirmiş. Sadece bir Türk Kahvesi söyler, soğuyana kadar gözünü ayırmadan kahveye bakar, sonra tek dikişte içip hesap ödemeden gidermiş ve bir anda gözden kaybolurmuş. Belki bir gün siz de bu genci görebilirsiniz.

Adres: Yaglikcilar Cad. 134 Isbank yani Kapalicarsi / iSTANBUL
Telefon: +90 212 512 11 44
Web: http://www.sarkkahvesi.com/

Kol Böreği ve Çay – Saray Muhallebicilik – Eminönü

Kahvaltı Türk kültürünün en önemli parçalarından bir tanesi. Özellikle Pazar günleri aile kahvaltıları geleneklerimizin en vazgeçilmez öğelerinden bir tanesidir. Bugün gün boyu yemek yiyeceğimiz için, kahvaltıyı İngilizce’deki anlamından esinlenerek hızlıca yedik 🙂

Durağımız Eminönü’ndeki Saray Muhallebicilik. Amacımız Su Böreği yemekti fakat biz gidene kadar su böreği kalmamıştı. Bu sebeple biz de Kol böreği yedik. Peynirli ve kıymalıdan oluşan karışık kol böreğinin yanında çay ile kahvaltımızı yaptık.
Börekler çıtır çıtırdı ve tazeydi. Çay demini almış ve tam kıvamındaydı. Ekibimiz börek konusunda uzman olduğu için, bu başlangıç onlar için normal seviyedeydi. Eğer su böreği olsaydı çok daha mutlu olacaklarına eminim. Mekanın geniş olması, merkezi olması, buluşma için en ideal yer olması nedeniyle beklentilerimizi karşılamıştı.

saray_borek

Saray Muhallebicilik için eklemek istediğim bir nokta daha var. Eminönü’ne çok sık giden birisiyim. Genelde yemek yemek için çok vaktim olmadığı için, Saray’dan geçerken Döner Dürüm yemeyi de çok severdim. Fakat son 2 senedir, saat 15:00’dan sonra ne zaman Döner var mı diye sorsam (haftasonu) dönerin kalmadığını söylüyorlar. Sabah 11:00’da su böreğinin bitmiş olması da bence aynı sebepten. Yani ne kadar satacağını tahmin edememek . Bunun sonucu da satış kaybı. Böylesine merkezi bir yerde satış kaybı çok daha maliyetli olur diye düşünüyorum 🙂

Eminönü’nde bulunan Saray Muhallebicilik ile diğer Saray Muhallebiciler ayrı firmalar. Hatta Kadıköy Saray Muhallebicisi de daha farklı bir firma. Bizim gittiğimiz Saray Muhallebicilik’in web sitesi çalışmıyor. İletişim bilgileri ile şu şekilde.

Adres: Hobyar Mah. Reşadiye Cad. Dirlik Sk. No:5 Eminönü, 34100 İstanbul, Türkiye
Telefon: +90 212 512 6912
Web: http://www.saraymuhallebicilik.com

19 Nisan 2014 Eminönü – Sirkeci Rotası

ilk rotamız sonunda belli oldu. Turumuzun detaylarını aşağıda bulabilirsiniz. Turdan sonra her bir durak hakkındaki yazılarımızı bu siteden takip edebilirsiniz.

19_Nisan_2014

A – Saray Muhallebicisi – Kol Böreği ve Çay
B – Hafız Mustafa – Baklava
C – Dönerci (Gizli) – Yarım Dürüm Döner
D – Ağa Kapısı – Brownissa
E – Virginia Angus – Mini Burger ve Kızarmış Patates
F – Hacı Şerif – Dondurmalı İrmik Helvası
Bonus – Şark Kahvesi – Türk Kahvesi